Elektrik Faturalarında Gizli Zam Tehlikesi Sınırın Düşürülmesi Gündemde
Elektrik faturalarında yıllık tüketim limitlerinin düşürülmesi gündemde. Uzmanlar, bu yöntemin resmi zam yapmadan faturaları yükselttiğini belirtiyor.

Elektrik faturalarında uygulanan son kaynak tedarik tarifesi kapsamında yıllık tüketim limitlerinin aşağı çekilmesi ihtimali, tüketiciler üzerinde yeni bir maliyet baskısı yaratıyor. Mevcut durumda 4 bin kilovatsaat olarak uygulanan yıllık tüketim sınırının 3 bin kilovatsaate düşürülmesi, daha az elektrik kullanan hanelerin de borsa fiyatlarına dayalı yüksek tarifelerle karşılaşmasına neden olabilir. Uzmanlar, bu yöntemin doğrudan bir zam yapılmadan tüketicinin faturasını yükselten bir mekanizma olarak işlediğine dikkat çekiyor.
Sessiz Zam Yöntemi Olarak Tüketim Limitleri
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Genel Başkanı Mahir Ulutaş, uygulanan bu stratejinin uzun vadeli bir planın parçası olduğunu savunuyor. Dört kişilik bir ailenin yıllık ortalama tüketiminin 2 bin 760 kilovatsaat civarında olduğu göz önüne alındığında, 3 bin kilovatsaatlik sınırın haneler için oldukça kritik bir eşik olduğu görülüyor. Ulutaş, “Zam yapmadan zam yapmış oluyorlar” diyerek, limitlerin kademeli olarak aşağı çekilmesiyle daha fazla hanenin serbest piyasa koşullarına mahkûm edildiğini ifade ediyor. Beş yıl önce 1 milyon kilovatsaat seviyesinde olan bu sınırın, bugün 4 bin kilovatsaatlere kadar geriletilmesi, piyasalar üzerindeki kamusal denetimin zayıfladığını gösteriyor.
Enerji fiyatlarının piyasa mekanizmalarına bırakılmasının temel bir insan hakkı olan elektriğe erişimi zorlaştırdığını belirten Ulutaş, üretimden dağıtıma kadar tüm süreçte yeniden kamusal bir otoritenin kurulması gerektiğini vurguluyor. Ancak mevcut ekonomik tabloda yurttaşlar, artan maliyetler karşısında faturalarını ödemekte ciddi zorluklar yaşıyor.
Faturalar Ödenemiyor Dağıtım Bedeli Katlandı
Dar gelirli hanelerin üzerindeki yük her geçen gün ağırlaşırken, resmi veriler de krizin boyutunu gözler önüne seriyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı verilerine göre, 2026 yılının ilk yarısında yaklaşık 1,8 milyon hane, elektrik faturalarını karşılayabilmek için sosyal destek almak zorunda kaldı. İstanbul Planlama Ajansı verileri ise her beş kişiden birinin faturalarını ödeyemediğini ortaya koyuyor.
Diğer taraftan, elektrik faturalarındaki kalemler arasında en dikkat çekici artış dağıtım bedellerinde yaşanıyor. Mart itibarıyla son beş yıllık sürece bakıldığında, faturalardaki toplam artış %306 seviyesinde kalırken, dağıtım bedelindeki artış %880 gibi çarpıcı bir orana ulaştı. Nisan 2026 itibarıyla faturanın %75’e yakın bir kısmını dağıtım bedelleri oluştururken, enerji bedelinin payı oldukça düşük kaldı. Bu süreçte 21 elektrik dağıtım şirketine, sokak aydınlatmaları gerekçesiyle bütçeden 6,5 milyar TL aktarılması ise kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor.