Çin, küresel insansı robot üretiminde pazar payının büyük bölümünü elinde tutmasına rağmen, bu makinelerin karmaşık görevleri yerine getirebilecek yeterli yapay zeka kapasitesinden yoksun olduğu belirtiliyor. Sektördeki robotlar, önceden planlanmış dans veya gösteri rutinlerinin dışına çıkmakta ve sezgi gerektiren genel amaçlı işlerde ciddi zorluklar yaşıyor.
Sübvansiyonlara Bağımlı Bir Ekosistem
Ülkedeki insansı robot şirketlerinin sayısı 150’yi aşarak elektrikli araç markalarını geride bırakırken, sektör büyük ölçüde devlet desteklerine ve kamu ihalelerine bağımlı ilerliyor. Kamu kurumlarının yılın ilk yarısında bu teknoloji için yaptığı harcamalar 230 milyon dolara ulaşmış durumda. Ancak uzmanlar ve sektör çalışanları, yüksek işletme maliyetleri ve düşük pazar talebi nedeniyle mevcut iş modellerinin kârlılığa ulaşmaktan uzak olduğunu vurguluyor.
Stratejik Yatırım mı, Ekonomik Balon mu?
Pekin yönetimi, güneş panelleri ve elektrikli araçlarda uyguladığı sanayi politikasını robotik sektörüne de taşıyarak, yoğun rekabet ve sübvansiyonlarla küresel hakimiyet kurmayı hedefliyor. ABD yönetimi ise bu gelişmeleri bir güvenlik tehdidi olarak değerlendirerek, Çin üretimi insansı robotların ithalatını Temmuz ayında yasakladı. Analistler, sektördeki şirketlerin çoğunun gerçek işlevsellikten ziyade gelecekteki potansiyel üzerine bahis oynadığını ve pazarın er ya da geç bir konsolidasyon sürecine gireceğini öngörüyor.


