İçeriğe geç
Gündem

Borsa İstanbul Neden Sert Düştü Satış Dalgasının Perde Arkası

Borsa İstanbul'da %5'i aşan sert düşüşün arkasında hangi kritik faktörler var? Fon piyasasındaki kriz ve piyasa beklentileri haberimizde.

Borsa İstanbul Neden Sert Düştü Satış Dalgasının Perde Arkası
Bu haberden sonra piyasada ne oldu?Haberi seçtiğiniz varlığın 1 saat, 1 gün ve 1 hafta sonraki tarihsel hareketiyle karşılaştırın.
İncele →

Borsa İstanbul’da 16 Eylül tarihinde gözlenen sert satış dalgası, yatırımcıların endişeli bekleyişine neden oldu. Gün içerisinde %5’in üzerinde değer kaybı yaşayan BIST 100 endeksi, günü 13.122 puan seviyesinden tamamladı. Sadece son bir hafta içerisinde endeksteki değer kaybı %10 sınırına yaklaşırken, piyasalardaki bu negatif ayrışma hem yerel dinamiklere hem de küresel risk iştahındaki azalmaya bağlanıyor.

Fon Piyasasındaki Likidite Krizi ve Satış Baskısı

Piyasadaki satışların tetikleyicilerinden biri olarak fon piyasasında yaşanan likidite sıkıntıları öne çıkıyor. Pusula Portföy bünyesindeki bazı yatırım fonlarında iade ödemelerinde temerrüt yaşanması, yatırımcı güvenini sarsan bir gelişme oldu. GCM Yatırım Başekonomisti Evren Kırıkoğlu’na göre, fonlardan çıkışların hızlanması ve özellikle kaldıraçlı pozisyonların kapatılması, likidite yaratmak amacıyla BIST 30 hisselerine de satış getirdi. Bu durum, satışların sadece belirli hisselerle sınırlı kalmayıp piyasanın geneline yayılmasına zemin hazırladı.

Yüksek Faiz ve Ekonomik Görünüm

A1 Capital Araştırma Genel Müdür Yardımcısı Baki Atılal, yüksek Türk Lirası faiz oranlarının hisse senedi piyasasına karşı güçlü bir alternatif oluşturduğuna dikkat çekiyor. Merkez Bankası’nın yakın dönemde hızlı faiz indirimlerine gitme beklentisinin zayıflaması, borsadaki talebi baskılayan temel unsurlardan biri olarak kabul ediliyor. Bununla birlikte, şirketlerin reel kârlılık görünümlerindeki zayıflık ve serbest nakit akışlarının yetersizliği, yatırımcı iştahını sınırlayan diğer faktörler arasında yer alıyor.

Öte yandan, Orta Doğu kaynaklı jeopolitik gerilimlerin tetiklediği petrol fiyatlarındaki artış, enerji ithalatçısı konumundaki Türkiye’nin cari dengesi ve enflasyon beklentileri üzerinde ek risk oluşturuyor. TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın enerji kaynaklı şokların enflasyon üzerindeki kalıcı etkilerine yönelik uyarıları da bu tabloyu destekler nitelikte. Küresel tarafta ise ABD tahvil faizlerindeki yükseliş, risk iştahını baskılayan ana unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Tüm bu gelişmelere rağmen, uzmanlar bankacılık sisteminde sermaye veya likidite kaynaklı bir sorun yaşanmadığı sürece, mevcut düşüşün sistemik bir finansal krize dönüşme ihtimalinin düşük olduğunu belirtiyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir