Emekli maaşı hesaplama sisteminde yıl geçişi kaybı riski
Çalıştıkça emekli maaşının artacağı beklentisi yıl geçişlerinde riske giriyor. SGK Uzmanı Özgür Erdursun, sistemdeki hesaplama kayıplarını açıkladı.

Türkiye’de çalışma hayatının en temel beklentilerinden biri olan daha uzun süre çalışıp daha yüksek prim ödeyerek emekli aylığını artırma hedefi, mevcut SGK hesaplama sistemi nedeniyle ciddi bir riskle karşı karşıya. SGK Uzmanı Özgür Erdursun, milyonlarca sigortalıyı yakından ilgilendiren emekli aylığı hesaplama ve güncelleme katsayısı sistemindeki çelişkileri masaya yatırdı. Çalışanların prim gün sayısı arttıkça maaşlarının yükseleceği beklentisi, özellikle takvim yılları arasındaki geçişlerde yerini hayal kırıklığına bırakabiliyor.
Emeklilik Planlarında Yıl Değişimi Detayı
Sistemdeki en büyük sorun, yıl değişimlerinde devreye giren güncelleme katsayısı ile ortaya çıkıyor. Erdursun’un paylaştığı verilere göre, asgari ücretin üç katı üzerinden prim ödeyen bir sigortalı, bir yıl boyunca çalıştığında gelecekteki emekli aylığına yaklaşık 2.400 TL civarında bir katkı sağlıyor gibi görünse de, yıl değişiminden kaynaklanan hesaplama farkları bu kazanımı eritebiliyor. Geçmiş yıllardaki veriler incelendiğinde, 2022’den 2023’e geçişte yüzde 17, 2024’ten 2025’e geçişte ise yüzde 31 civarında farklar oluştuğu görülüyor. 2026 yılından 2027 yılına geçişte ise yüzde 2-3 seviyesinde yeni bir kayıp ihtimali öngörülüyor.
Özellikle piyasalar genelinde yaşanan ekonomik dalgalanmalar ve asgari ücret artışları, emeklilik dilekçesi verme zamanlamasının önemini artırıyor. 40 bin TL aylık bağlanabilecek bir çalışanın, bir yıl daha çalışarak elde ettiği 200 TL’lik aylık katkı artışının, yıl geçişindeki hesaplama farkı nedeniyle bir kısmının kaybolması, sistemin mevcut işleyişindeki yapısal sorunu gözler önüne seriyor.
Sistem Reformu Neden Şart?
Yaş şartı veya diğer yasal süreçler nedeniyle emekli olamayıp çalışmaya devam eden vatandaşlar, prim ödemelerine rağmen gelecekteki maaşlarında düşüş yaşama riskiyle karşılaşıyor. Mevcut sistem, çalışanı ödüllendirmek yerine adeta emeklilik başvurusunda acele etmeye zorluyor. Türkiye’de en düşük emekli aylığının 23.552 TL olduğu bir ortamda, sistemin kayıtlı istihdamı teşvik etmesi gerektiğini belirten Erdursun, çalışmayı ve üretmeyi cezalandıran değil, aksine özendiren köklü bir emekli aylığı reformunun kaçınılmaz olduğunu vurguluyor.