Eski New York Valisi Andrew Cuomo SEC Düzenlemelerini Yetersiz Buldu
Andrew Cuomo, SEC'nin kripto düzenlemelerini geçici ve yetersiz bularak Kongre'yi kalıcı yasalar için göreve çağırdı.

Eski New York Valisi ve OKX yönetim kurulu üyesi Andrew Cuomo, ABD’deki dijital varlık düzenlemelerine dair önemli uyarılarda bulundu. Cuomo, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun (SEC) tokenleştirilmiş hisseler için tanıdığı beş yıllık geçici muafiyetin, sektördeki belirsizliği gidermek için yeterli bir çözüm olmadığını belirtti. Geleneksel finans dünyası ile kripto para ekosistemini birleştiren projelerde aktif rol alan Cuomo, yasal boşlukların giderilmesi için Kongre merkezli kalıcı yasal düzenlemelerin şart olduğunu ifade etti.
Düzenleyici Çerçevenin Sınırları ve Riskler
SEC’nin Eylül ayı ortasında yürürlüğe koyduğu ve belirli hisse senedi tokenlarının kayıt dışı işlem görmesine olanak tanıyan çerçeve, Cuomo tarafından bir deneme süreci olarak değerlendiriliyor. Eski vali, bu tür muafiyetlerin yönetim değişiklikleri veya yargı kararlarıyla kolayca iptal edilebileceğini hatırlatarak, yatırımcılar ve kurumlar için uzun vadeli öngörülebilirliğin ancak yasalarla sağlanabileceğini vurguluyor. Özellikle tokenleştirilmiş hisseler için getirilen sınırlamalar; akıllı sözleşmelerin denetlenebilirliği, işlem hacmi kotaları ve dayanak varlıkların haklarının korunması gibi katı şartlara bağlanmış durumda.
Cuomo, 15 Eylül tarihinde Senato’da Dijital Varlık Piyasası Açıklık Yasası için yapılan oylamada yeterli desteğin sağlanamamasını bir uyarı işareti olarak görüyor. 60 oy barajına ulaşamayan yasa tasarısının başarısızlığı, piyasalardaki yasal belirsizliği derinleştiriyor. Cuomo’ya göre, net bir yasal çerçeve sunamayan ülkeler, sermaye akışını ve teknolojik inovasyonu daha düzenli piyasalara kaptırma riskiyle karşı karşıya kalıyor. Finansal kuruluşların altyapı yatırımlarında kuralların netliğini önceliklendirdiğini belirten eski vali, ABD’nin bu konuda hızlı hareket etmesi gerektiğini savunuyor. Bu durum, sadece dijital varlıkları değil, genel piyasalar üzerindeki yatırım iştahını da doğrudan etkileyen kritik bir başlık olarak öne çıkıyor.