İçeriğe geç
Gündem

Küresel Borç Yükü 365 Trilyon Doları Aşarak Rekor Tazeledi

Küresel borçlar 365,5 trilyon dolara ulaştı. IIF raporuna göre faiz giderleri savunma ve enerji harcamalarını geride bırakarak rekor kırdı.

Küresel Borç Yükü 365 Trilyon Doları Aşarak Rekor Tazeledi
Bu haberden sonra piyasada ne oldu?Haberi seçtiğiniz varlığın 1 saat, 1 gün ve 1 hafta sonraki tarihsel hareketiyle karşılaştırın.
İncele →

Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) tarafından yayımlanan Küresel Borç Monitörü raporu, dünya genelindeki borçluluk oranlarının 2026 yılının ilk yarısında kritik bir eşiği aştığını ortaya koydu. Söz konusu dönemde küresel borç stoku 10 trilyon dolardan fazla artış kaydederek toplamda 365,5 trilyon dolara yükseldi. Artışın ana kaynağını kamu ve finansal olmayan şirketlerin borçlanma eğilimleri oluştururken, gelişmekte olan piyasalar borç genişlemesinde başı çekti.

Borçlanma Maliyetleri ve Ekonomik Etkiler

Küresel borç stokundaki büyüme hızı, geçen yılın aynı döneminde gözlemlenen 21 trilyon dolarlık artışla kıyaslandığında bir yavaşlama eğilimi gösterdi. Bu yavaşlamada yüksek seyreden dolar kuru ve faiz oranlarının yanı sıra, jeopolitik riskler ve enerji fiyatlarındaki hareketliliğin belirleyici olduğu vurgulandı. Gelişmiş ekonomilerde ise yüksek bütçe açıkları ve artan borç servis maliyetleri, mali disiplin üzerindeki baskıyı artırıyor. Özellikle G7 ülkelerinde kamu borçlanma maliyetleri, 2008 yılından bu yana görülen en yüksek seviyelere ulaştı.

Devletlerin sadece uluslararası piyasalarda işlem gören tahviller için ödediği yıllık faiz giderleri 3,5 trilyon doları aşarak; küresel ölçekteki savunma, enerji ve yapay zeka yatırımlarını geride bıraktı. Bu durum, ülkelerin piyasalar üzerindeki faiz yükünün ne denli ağırlaştığını gözler önüne seriyor.

Sektörel Dağılım ve Türkiye Verileri

Raporun verilerine göre kamu borçları 110,5 trilyon dolara, finansal olmayan şirketlerin borçları 105,1 trilyon dolara ulaştı. Küresel borcun dünya GSYH’sine oranı yüzde 310 seviyesinde sabitlenirken, bu oranın düşüşünde borç azaltımından ziyade yüksek enflasyon kaynaklı nominal büyümenin etkili olduğu belirtildi. Türkiye özelinde ise hanehalkı borçluluğunun GSYH’ye oranı yüzde 10,6 seviyesine yükseldi. Buna karşılık Türkiye’de kamu ve finansal sektör borç oranlarında ise gerileme kaydedildi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir