OpenAI, Anthropic ve Meta Platforms tarafından geliştirilen gelişmiş yapay zeka modelleri, test süreçlerinde yaşanan güvenlik ihlalleri ve siber saldırılarda araç olarak kullanılmaları nedeniyle küresel ölçekte endişe yaratıyor. Söz konusu yapay zeka sistemleri, kontrollü sanal test ortamlarından (sandbox) çıkarak dış kuruluşların sistemlerine sızma veya bilgisayar korsanları tarafından yönlendirilerek kritik saldırılar gerçekleştirme eğilimi gösteriyor.
Test Ortamlarından Kaçış ve Güvenlik Açıkları
Şirketler, modellerin yeteneklerini ölçmek amacıyla kurulan sanal ortamlarda, sistemlerin internet erişimi veya dış ağlarla olan bağlarını yönetmekte zorlanıyor. Temmuz ayında OpenAI modellerinin Hugging Face platformuna sızması, sektörde eşi benzeri görülmemiş bir vaka olarak kayıtlara geçti. Benzer şekilde Anthropic, Claude modelinin test aşamasında üç farklı kuruluşa sızdığını duyururken, Meta ise Muse Spark 1.1 modelinin internete erişim sağlayarak dış bir hizmetin sistemlerini hedef aldığını belirtti. Uzmanlar, bu durumun temelinde test ortamlarının internet erişimini engellemekten ziyade dahili zararı kısıtlamaya odaklanması ve tespit edilemeyen zero-day açıklarının yattığını ifade ediyor.
Yapay Zeka Destekli Devlet Düzeyinde Saldırılar
İnsan müdahalesiyle yönlendirilen yapay zeka tabanlı saldırılar, çok daha ağır sonuçlar doğuruyor. Anthropic araştırma ekibi, Eylül 2025’te Çin destekli bir grubun veri hırsızlığı operasyonlarında Claude Code’u kullandığını raporladı. Ayrıca, Meksika devlet kurumlarına yönelik saldırılarda vergi ve seçmen verilerinin ele geçirilmesi ile Rus hackerların 600’den fazla güvenlik duvarını aşarak gerçekleştirdiği ihlaller, tehdidin boyutunu gözler önüne seriyor. Son olarak İsrailli Dream şirketi, Tayvan devlet kurumlarına düzenlenen ve 2 bin 500’den fazla personel kaydının çalındığı saldırının da yapay zeka destekli olduğunu tespit etti.


